Ajans: kiminin rüyası, kiminin kabusu

Bugün ajans kariyeri yapmak isteyen öğrenci arkadaşlarım için kendi tecrübelerimi yansıttığım bir yazı paylaşmak istiyorum.

Ömrümüz boyunca bitmesini en çok arzulayıp bitince de geri dönmek isteyeceğimiz tek şey belki de öğrencilik hayatı. Sorumluluk almadan sorumluluk öğrendiğimiz bu yıllar, elbette hayatımızın geri kalanının şekillenmesindeki en önemli dönem. Ben de çiçeği burnunda bir mezun olarak üniversite hayatında kariyerim için ne yapabilirim diye düşündüğüm yılları  sizinle şöyle bir gözden geçireceğim. İçinde sınavları, bütleri, aşkları ve bir türlü odasında olmayan fakülte sekreterlerinin olduğu bir dört yıl nasıl verimli hale getirilebilir diye düşündüğümde aklıma direkt bunu daha önce yapanlar geldi.

Bölümünüzden Mezunlarla İletişime Geçin

deneyimli mezunlar

Ben şansa inanmam başarının tek sırrı tecrübeli olmaktır diye bir giriş yapmak isterdim ama sanırım yaptım da 🙂 Bir işi sizden daha iyi bilenler genellikle o işte daha çok tecrübesi olanlardır. Siz okul sıralarına yeni otururken daha önce bu sıralarda oturmuş hatta şu an sizin mezun olduğunuzda yapmayı planladığınız mesleğin en uç noktasında olan insanlar size gerçek anlamda çok katkı sunacaktır. Onların geçtiği yollar, okuduğu kitaplar, kariyer adımları, yaptıkları yanlışlar kısaca her şeyleri PowerPoint’ten slayt okunan derslerde bulamayacağınız türden. O zaman ne duruyorsunuz? Sosyal medya gibi bir nimet varken çeşitli mecralardan onlarla iletişime geçin ve soru sorun. Emin olun onlar da bir zamanlar geçtikleri yolları hatırlayıp size seve seve yardım edecektir.

Gelecekteki Ajans Patronlarınızla Bir Araya Gelin

patronunla tanış

Konunun başlığı biraz garip gelebilir tabii, ben daha öğrenciyken nasıl patronlarımla bir araya gelebilirim diye düşündüğünüzü duyar gibiyim. Ülkemizde TedX kültürünün, girişimleri anlatmanın, bol bol bilgi akışının döndüğü o kadar çok program var ki. Kendimden örnek vereceksem Görsel İletişim okuyan biri olarak reklamın, tasarımın, sanatın olduğu her alanda bulunmaya çalışırken Reklam Yaratıcılar Derneği’nin Facebook’ta paylaşımı dikkatimi çekmiş ve kendimi onların düzenlediği ve sektörün ileri gelenlerinin öğrencilere ve yeni çalışanlara yönelik konuşmalarının, öğütlerinin ve bolca anılarının anlatıldığı etkinliklerde bulmuştum. Vee şu an çalıştığım ajans haftasonumdan feragat ederek gittiğim etkinliklerden birinde karşıma çıktı. Yani kısacası gelecekteki patronlarımla taa öğrenciyken buluşmuşum bile 🙂

Ajans için sertifika mı, diploma mı önemli?

sertifika mı diploma mı

Diploma almanın neredeyse nefes almak kadar normal olduğu ülkemizde unutmayın ki sınavlarda rakip olduğunuz, çan sisteminde rakip olduğunuz arkadaşlarınızla bir ajans yapısına girme konusunda da rakipsiniz. Her işveren doğal olarak en iyi iş arkadaşını ister ve siz de kolayca iş bulmanız için bu tanıma uygun olmalısınız. Kendi mesleğiniz ile alakalı düzenlenen konuşmaları, eğitimleri takip edin ve katılın. Kiminde ”iyi ki gitmişim” diyeceksiniz, bazen zamanın geçmesini isteyip sürekli saate bakacaksınız orası muamma ama kesin olan şu ki; aldığınız sertifikalar sizi gerçekten çok öne geçirecek. Diploma bir işi yapmadaki yetkinlik belgesini, sertifikalar da öğrencilik hayatınız boyunca boş durmadığınızın belgesidir 🙂

Sanat Senin İçindir

hayatın parçası sanat

Sanat toplum için mi sanat için mi tartışmaları şöyle dursun; sanatın olduğu her yer size her anlamda çok şey katacaktır. Bazen anlamlandıramadığımız çoğu eser aslında beğenerek izlediğimiz Hollywood yapımlarına ilham kaynağıdır. Gezerek, okuyarak konserde bağırarak şarkı söyleyerek aslında kendinize bilmeden çok iyilik yapıyorsunuzdur, onlarca kişisel gelişim kitabının yerini dolduramayacağı bu eylemler sizin gelişmenizde adeta anne sütü etkisi yapar ruhunuzu besler. Gezin, görün, öğrenin  ve en önemlisi hepsinden de tat almayı unutmayın.

Creatuce Dijital Medya Uzmanı

Bedrettin BAYASLAN

bedrettin bayaslan