Reklamcılık sektörü slm, nbr?

Medikal reklam ajansı ne iş yapar, reklam ajansında metin yazarı olarak çalışmak için neler yapmak gerekir ve reklam ajansında hayatta kalmanın yolları… Hepsi ve çok daha fazlasını Creatuce Reklam Ajansı Metin Yazarı Fatih Karagül anlattı. 

Keyifli okumalar…

2018 yılındayız. 90’larda doğan neslin bugün en küçük temsilcileri 19 yaşında ve pek çoğu mesleklerine ilk adımlarını attılar. Ben bu yaşları insan yaşamında ikinci emekleme dönemi olarak görüyorum. Bana kalırsa en zor dönemlerden bir tanesi işte bu ikinci emekleme dönemi. Hatta görüyorum ve artırıyorum: bence en zor dönem! Bu yaşlarda atılacak adımların ne kadar sancılı olduğunu   -daha yeni ve çok yoğun yaşadığım için- çok iyi biliyor ve hissediyorum. Çünkü 20’li yaşlarda insanın kendini yetersiz görmesi çok mümkün, ülkesine ve çevresine olan inancının azalması çok mümkün. Ben de insanları bu ruh halinden çıkarmak ve 2-3 yıllık deneyimlerimi sektöre girmek isteyenlerle paylaşmak istedim.

Yazımda bugün itibariyle sonuçlarına baktığımda ‘’keşke yapmasaydım’’ ve ‘’iyi ki yapmışım’’ dediğim eylemleri sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu eylemlerin tamamı benimle ve eylemin gerçekleştiği zamanın ruhuyla ilgili olduğundan herkes için bu davranışların olumlu sonuçlar doğurmasını beklemiyorum. Bu yazıdan tek beklentim kendi yol haritanızı çizerken sizlere yardımcı olması…

YAKIN DURUN!

yakın durun

İlişkilerinizi kullanmayı öğrenmelisiniz. Unutmayın insanlığı bugünkü durumuna –iyi mi kötü mü bilmiyorum- iletişim getirdi. Birlikte planlama yapan, tek vücut haline gelebilen, bağlantı halinde olan insanlar getirdi. Siz de bağlantılarınızla aranızı iyi tutun. Sırf fayda sağlamak için değil, iyi yerlere geldiğinizde mutluluğunuzu onlarla paylaşabilmek için.

Sektöre yakın durun

Sektörün adı iletişim olur da kimseyi tanımıyor olmanız kabul edilebilir mi? Bu soruyla karşılaşmaya hazır olun. İşverenler sizden iletişim sektörünün önde gelenlerini, iz bırakanlarını, ustalarını tanımanızı bekler. Güvenebilecekleri birkaç insanla çalışmış olmanızı ve onlara bir şekilde dokunmuş olmanızı arzu eder. Kimdir bu insanlar, neler yaparlar, neler yapmışlar gibi konuları biraz olsun bilmeniz sizin faydanıza olur. Zaten bilmeniz gereken insan sayısı 10-15’i geçmeyecektir. Bu isimlerin tam sıralı listesini ekte bulabilirsiniz Hatta başvurduğunuz yer bizimki gibi medikal reklam ajansı olarak hizmet veren bir firma ise, sağlık iletişimi ve sağlık sektöründe de bilginizi gösterecek unsurlar size daima katkı sağlayacaktır. Ödülleri, müşterileri, piyasayı, ajansları ve ajans çalışanlarını takip etmek sizinle ve işveren arasında bir köprü kurulmasını sağlayabilir.

Arkadaşlarınıza yakın durun

Arkadaş denen kişiler hayatımızın her noktasında. Bazen bir WhatsApp grubunda, bazen okey masasında, bazen üniversite anılarımızda… Yazımın bu başlığı altında biraz arkadaşları övmek istiyorum. Ben işe başladığım dönemde arkadaşlığın ne kadar önemli olduğunu anladım. Arkadaşlarım sayesinde birçok işyeri ve insanla görüştüm. En önemlisi ise arkadaşlarımın farklı fırsatları görmemi sağlamasıydı. Özellikle üniversitede tanışmış olduğunuz ve aynı sektörde çalışmanız muhtemel olan arkadaşlarınızla yakın durmanızı öneririm. İş sürecinde sağlam bir iletişim ağı, hem size hem arkadaşlarınıza faydalı olabilir. Eğer henüz iyi arkadaşlar edinemediyseniz, acilen birilerini aramalısınız.

Hocalarınızla yakın durun

Eğer siz de benim gibi iletişim fakültesi mezunuysanız okulla ilişkilerinizi sürdürmenizi öneririm. Hocalarınızın bağlantılarını kullanarak doğru insanlara temas edebilirsiniz. Tabii ki hocalarınızın nasıl insanlar olduğu da bu konuda çok önemli.

UZAK DURUN!

uzak durun

Bu başlıkta temkinli ve uzak durmanız gereken konulardan bahsetmek istedim. Aslında bu konuları hayatımızın tamamı için değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu konuları 3 temel başlıkta açıklamaya çalıştım.

Yalandan dolandan uzak durun

İnsanlar hedeflerine doğru giderken bu hedeflerin heyecanıyla yalan söyleyebiliyorlar. Aslında bunlara yalan değil de gerçeğin traşlanarak veya makyajlanarak farklılaştırılması da denebilir. Bu yalanlara çoğu insanın ihtiyacı yoktur ve onlara fayda da sağlamaz. Çoğu iş görüşmesinde insanların benzer sorulara aynı küçük yalanları söylediği bilinir. Burada farklılaşmanın tek yolu göğsünü gere gere doğruyu söylemektir. Dürüstlüğün bir çalışandan en çok beklenen özellik olduğunu unutmamak gerekir. Şöyle bir örnek diyaloğu sizinle paylaşmak isterim.

Örnek 1:

-İngilizce dışında başka bir yabancı diliniz var mı?

-Almanca

-Ne seviyede?

-Eh, yani, iyi gibi, birkaç kelime

Örnek 2:

-İngilizce dışında başka bir yabancı diliniz var mı?

-Yok (göğüs gere gere)

-Tamamdır.

Bir müşteri olsanız hangi arkadaşı alırdınız? Dürüstlük daima iyidir. Mesela bu iki arkadaş mülakatta son aşamaya gelse ve birbirlerinin rakibi olsa şirket ‘’yok’’ diyen arkadaşı alacaktır. Zaten diğerini alıyorsa o şirkete girmeyin zaten.

El pençe ve itaatten uzak durun

İster bir medikal reklam ajansında yazar olarak çalışın, ister Türkiye’nin en kurumsal firmasında CEO olun, itaat kültürünü hayatınızdan çıkarmalısınız. Hiçbir şeyi düşünmeden kabul etmeyin. Değerli olan sizsiniz ve siz değer olarak neyi belirlerseniz sizden geriye o kalacak. Fikirlerinize değer verecek, sizi kendisinden aşağıda görmeyen, deneyimlerini paylaşmaktan keyif alan insanlarla çalışın. Yoksa süregelmiş başarısız işleri yürütmenin ne mantığı var? Yaratıcı olmayan yığınların arasına karışacak yeni bir işe ne gerek var? İtaat kültürünün günümüzde yeri yok. Yeniyi arayan, farklıyı bulan insanlara ihtiyacımız var. Böyle düşünmeyen insanlarla çalışmayın. İtaat edeceğiniz şeyler prensipleriniz olsun, bu prensiplerin neler olduğu konusunu netleştirin.

Kendinizi kandırmaktan uzak durun

Sadece bu başlık altında kütüphanelerce yazı yazılabilir ama ben bunun ajanslardaki durumu hakkında birkaç cümle yazmak istiyorum. Yeni bir işe başladığımızda kendimize yalanlar söyleme ihtimalimiz oluşuyor. Üzerimizdeki sorumluluklar aslında normal olduğu halde bu sorumlukların fazla olduğunu söyleyerek iş yerini suçlayabiliyoruz. Sevmediğimiz bir sektöre sırf ‘’havalı’’ olduğu için girebiliyor, mesailerle yüzleşince sektörü suçlayabiliyoruz. Kendimizi kandırmayalım. İşin doğası bazen sert olabiliyor.

MANTIKLI DURUN!

mantıklı durun

Sorumluluk alma konusunda mantıklı durun

Sorumluluk almak bizlere yeni bir şeyler öğretmesi açısından biçilmiş kaftandır ama bu kavramın iki ucu vardır. Nasıl yapabileceğinizi bilmediğiniz işlerin sorumluluğunu almaktan imtina edin veya bu iş için verilecek sürenin buna göre belirlenmesini sağlayın. Medikal reklam ajansı olarak faaliyet gösteren firmalarda çok farklı işler için elemanlar bulunur. Doktor ve yazılımcı bizdeki gibi ortak çalışabilir. Bu ikisini meslek olarak öğrenmemiş biri bu insanların yapması gereken işin sorumluluğunu almamalıdır.

Yeni bir iş yeri için mantıklı olun

Çalıştığınız hiçbir yerde mutlu olamıyorsanız, kendinizi tekrar değerlendirin. ‘’Daha iyisi’’ bataklığına düşmüş olabilirsiniz. Yeni başladığınız veya kısa süredir çalışmakta olduğunuz yere ve kendinize biraz daha süre verin. Bazen adapte olmak zaman alabilir. Sürekli iş değiştirmek bir girdaptır. Sizinle benzer işleri yapan insanlarla sohbet edin.

Yaptığınız işler konusunda mantıklı olun

Genelde ilk bulduğunuz fikir, bulabileceğiniz en iyi fikir olmayacaktır. Sizden daha deneyimli insanların görüşlerine bu konuda önem verin.

Her ne kadar yaratıcı bir sektörde yer alsak da müşterilerin kırmızı çizgileri olduğunu unutmayın. Sektörün kırmızı çizgilerinin olduğunu unutmayın. Bu çizgilere büyük önem gösterin. Örneğin; medikal reklam ajansında çalışan insanların uyması gereken kurallar var. Kanserle savaşan bir hastaya ve ailesine saygı göstermelisiniz. Onlara yapacak olduğunuz kampanya onların ve ailelerinin duygularını gözetmelisiniz. Bu, bir reklamcının en büyük sorumluluğudur. Yaratıcılık bu sorumluluğun ardından gelir.

DURMAYIN!

durmayın

Yıllarca okullarda okudunuz, belki onlarca sınava girdiniz, umut ettiniz, iş baktınız, karar verdiniz ve mutlu son: sektöre adımınızı attınız, hayatınızı idame ettirecek kadar da maaşınız var, böyle giderse iyi noktalara da geleceksiniz. İşte tam da bu noktada kendinizi bir boşluğun içerisinde hissedebilirsiniz. E duracak mıyız artık? Hayır, tabii ki hayır.

Okumaya devam

Yıllardır bizlere mecburen okumak zorundaymışız gibi hissettirilen kitapları bir kenara koyun. Canınız ne istiyorsa onu okuyun. Farklı kitap türlerini deneyebilirsiniz. Çizgi roman okuyabilirsiniz, kişisel gelişim kitapları okuyabilirsiniz, komedi ağırlıklı kitaplar okuyabilirsiniz. Unutmayın, eğer kitap okumazsanız yazacak bir şey bulamazsınız, cümle kuramazsınız, sürdürülebilir başarı sağlayamazsınız. Canınız sıkılır ya.

İzlemeye devam

Kaliteli izleme yapmayı öğrenin. Bir film nasıl izlenir, nasıl okunur, nasıl değerlendirilir? İnsanı, kültürleri ve farklı bakış açılarını öğrenmek için sinema en iyi yollardan biridir. Sadece vizyon filmlerine değil, bağımsız sinemaya ve kült filmlere de zaman ayırın. Farklı tarzlardaki filmlere karşı ön yargılarınız varsa bunu kırmak için mücadele edin. Unutmayın, bu tarz filmler tarifi zor bir tatmin yaşatır.   

Dinlemeye devam

Bence her şeyi dinleyin. Sadece spor motivasyonu sağlamak veya otobüs yolculuklarınız kolay geçsin diye değil, kulağınızı geliştirmek ve yaratıcılığınızı desteklemek için.

Tatmaya devam

Medikal reklam ajansında veya dizi çeken bir yapım firmasında çalışıyor olmanız önemli değildir. Yaratıcılığınızı desteklemek için duyu organlarınızı maksimumda kullanmalısınız. Bu yüzden farklı kahveleri denemek, Türk yemeklerinden yemedikleriniznden yemek, dünyaca ünlü mutfaklara adım atmak, sokak lezzetlerini tatmak aklınızı ve ruhunuzu doyurabilir.

BAZEN DURUN!

bazen durun

Ben medikal ağırlıklı 360 derece hizmet veren bir ajansta çalışıyorum. Çoğu ajansın yaşadığı gibi biz de yıl boyunca yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Bazen tatilimizi, uykumuzu ve öğle yemeklerimizi işimiz için feda ediyoruz. Ama arada bir durmak lazım. Tatile gitmek lazım, nefes almak lazım.

Tüm işlerden uzaklaşıp kendimizi dinlemeli, ekranları kapatmalı ve işlerden tamamen uzaklaşmalıyız. Bu yaşam detoksunun hem işimizin kalitesi hem de kişisel mutluluğumuz adına çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Umarım tüm yeni mezunlara, stajyerlere ve reklamcı olmayı hedefleyenlere faydalı bir yazı olmuştur.

Fatih KARAGÜL 

Creatuce Metin Yazarı

Fatih Karagül Creatuce Metin Yazarı